Türkiyenin İlk Ve Tek Sukaplumbagası Bilgi Paylaşım Platformu

Orjinalini görmek için tıklayınız: Akciğer Enfeksiyonu (Respiratory Infection)
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
Kaplumbağalarda çok sık görülen bir hastalıktır.Ölüm fanuslarında bakılan kaplumbağaların bir çoğu kaçınılmaz olarak bu hastalığa yakalanır.Ciddi ve hemen müdahele gerektiren bir hastalıktır.Genel olarak düşük su sıcaklığından kaynaklanır.Bunun yanında hava akımına maruz kaldığında da bu hastalık görülebilir.Yani kaplumbağamızı güneşlendirirken hava akımına maruz kalmamasına dikakt etmeliyiz.

Belirtileri Nelerdir?
-Eğri eğri yüzmek.
-Alt kabukta pembeleşmek.
-Suya koyulduğunda dibe çökmesi ve suyun dibinde hiç hareket etmemesi.
-Burundan veya da ağızdan salya gelmesi.
-Çift gözün kapanması.
-Nefes alırken hırıltılı sesler çıkarmak.
-İştahsızlık.
-Gözlerde çapak veya da şişme.
-Zor nefes almak.
-Hapşırmak.
-Kuru alanda normalden çok daha fazla vakit geçirmek.


Yapmanız Gerekenler Nelerdir?
-Suyun sıcaklığını 2 derece yukarıya çıkarmak.
-Suya ve yeme biraz daha fazla vitamin damlatmak.(Unutmayınız ki bu vitaminler kaplumbağa sağlıklıyken onun vücut direncini korumasına yardımcı olmak amacıyla kullanılır yani hastalıklarda ilaç görevi görmez.)
-Veterinere götürerek fikrini almak.
-Veteriner kontrolünde antibiyotik tedavisi uygulamak.
-Eğer gözlerinde problem varsa çok ince bir tabaka olmak üzere günde 1 kere iyileşene dek "Terramycin" merhem kullanabilirsiniz.Krem emene dek kuru ve sıcak bir yerde ilacın etkisini göstermesini beklemelisiniz.
çok çok saol
Tarçın~ Nickli Kullanıcıdan Alıntı:-Suya ve yeme biraz daha fazla yem damlatmak.(Unutmayınız ki bu vitaminler kaplumbağa sağlıklıyken onun vücut direncini korumasına yardımcı olmak amacıyla kullanılır yani hastalıklarda ilaç görevi görmez.)


burayı düzeltirsek fena olmayacak şimdi dikkatimi çekti (=
Teşekkür ederim Februata , gözünüzden de kaçmıyor.7b8499a6
Benimkinde hiç problem yok ama bir şey farkettim. Arada bakıyorum dipte. Yani arada geziniyor taşlara falan dadanıyor mercana dadanıyor orada. Tavuk gibi davranıyor yemlenme gibi. Sonra mesela elime aldığımda korkuyor arada elkleri falan içerde olduğundan suya koyunca dibe gidecek gibi oluyor ama ellerini çıkarıp hemen dipten kurtuluyor. Bir sorun yok değil mi? Çok hareketli, iştahlı. Arada bakıyorum karaya çıkmış benim masa lambasına gözlerini dikmniş ışığı açında yer değiştire değiştire döne döne kuruyup suya giriyor. Azıcık pembelik var altında yani küçücükten bir ara hasta olduydu braz bu siteye falan sormadan direk monodoks verdiydim falan suyu sıcak tuttuydum zaten başlangıç olduğundan 5 günden sonra turp gibi oldu ama hafiften kaldı pembelik. Burnunda baloncuk yok, eğri de yüzmüyor. Her yeri sağlam da korktum işte bunları okuyunca.
Anlattığınız çok doğal bir durum.Bu her kaplumbağanın yaptığı bir şey.
bana lütfen yardımcı olun! ben kaplumbağamı yeni aldım hiç hareket etmiyor ve sağ gözünde beyaz birşey var ve arada gözlerini kapatıyor Frown lütfen yardımcı olunFrown
Bir alıntıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Bilgiler bayağı önemli

1. Yanak şişmesi:

Yanağın şişmesi çoğunlukla ya kulak iltihabına ya da o bölgede abses denilen iltihabi bir duruma işaret eder. Kulak iltihabı mutlaka antibiyotik ile tedavi edilmelidir. Abses ise duruma göre eğer antibiyotik tedavisi işe yaramaz ise ameliyatla alınmalıdır. Ameliyatın nasıl yapılacağı ile ilgili şu linki incelemeni tavsiye ederim.

Büyük ihtimalle kaplumbağanın kulak enfeksiyonu vardır (abses). oldukça ağrı veren bir durumdur ve ciddi ve tecrübeli birinin tedavi etmesi gerekir. Kulağın olduğu yer yarılacak, içindeki iltihaplı bölge alınacak ve tekrar enfeksiyon kapmaması için uygun şekilde kapatılacak. Aşağıdaki link veterinere bu işi nasıl yapması gerektiğini anlatıyor. ACİLEN VETERİNERE GÖTÜR. Veteriner onun antibiyotikle mi yoksa ameliyatla mı tedavi olması gerekitğine karar versin.

http://www.pogospals.com/pogospals/Ear_A...tment.html

2. Göz şişmesi:

Ya akciğer enfeksiyonu ya da A vitamini eksikliğinden kaynaklı olur. Bazen de bakteriyel bir durumdur. Her iki gözün şişmesi genelde akciğer enfeksiyonuna işarettir ancak eğer ortamı uygun ise (yavru kaplumbağalar için 30 derece, erişkinler için 28 derece sabit su sıcaklığı, filtre, güneş ışığı/UV kaynağı vs) A vitamini eksikliği üzerinde durmak gerekir. Akciğer enfeksiyonu beraberinde başka belirtiler gösterir. Mesela cildinin kızarmış olması, yamuk yüzmesi, burnundan köpük gelmesi, tıslama sesi çıkarması, karada fazla kalması, batamaması veya tam tersi taş gibi batması bunun belirtileridir. Hatta kabuğunun altı bile hafif kızıla çalar.

Tedavisi yine antibiyotik ile olur. Tabi bunun yanında yine vitamin takviyesi gerekir.

AKCİĞER ENFEKSİYONU



DİKKAT! BURADAKİ TEDAVİ VETERİNER TARAFINDAN UYGULANACAKTIR VE VETERİNERLERE YARDIMCI OLMAK AMACIYLA HAZIRLANMIŞTIR.



Sebepleri:

Akciğer enfeksiyonu, kaplumbağanın soğukta kalması yani 28 derecenin altında bakılması sebebiyle, aynı zamanda gündüzleri akvaryumun en an 2/3`ünün kapalı olmaması (sadece ısıtıcı lamba var ise ve 60 W ile ısıtılabiliyorsa veya ortam ısısı genel olarak sıcak ise akvaryum tamamen açık bırakılabilir) ve gece tamamen kapatılmaması sebebiyle oluşur. Vitaminsizlik ve yetersiz UV/güneş de bağışıklık sistemini zayıflatır, böylece kaplumbağaların akciğerleri ve böbrekleri enfeksyonlara açık hale gelir. Kaplumbağanın evde serbestçe dolaşmasına izin verilmesi de enfeksiyon kapmasına nedendir. Bunun yanında kuru alanda bırakılması gerektiği zaman (tedavi amaçlı mesela) yine ısıtma tertibatı olmaz ise akciğer enfeksiyonu oluşabilir.


Belirtileri:

- Hafif Akciğer Enfeksiyonu: Çenenin kapanmasında gıcırdama gibi sesler, kabuğun karın bölgesinin hafif pembe renkli olması, kabuğun karın bölgesinde biraz daha yukarı kısmında ince beyazımsı halka, ayrıca beyazımsı enine çizgiler karın bölgesinde, iştahsızlık, hapşurma, kuru bölgede çokça kalma.

-Orta şiddette ve Ağır Akciğer Enfeksiyonu: Hafif akciğer enfeksiyonu belirtilerinin yanında bir de: Batmada zorlanma veya tam tersi taş gibi dibe çökme ve yine su yüzeyine çıkmada zorlanma, eğri- yamuk yüzme, pembeden kırmızıya kadar kızarmış karın bölgesi kabuğu, genelde şiş gözler, iştahsızlık, sürekli karada vakit geçirme, sonlara doğru hırıltılı sesler, burundan ve ağızdan beyaz sümük gelmesi, zorlanarak nefes alma.

- Bronşit: Suyun altında hava kabarcıklarını burundan çıkarma (diğer yukarıda sayılan belirtilerin yanında)


DIKKAT:

Kaplumbağanın kabuğunun pembe veya kızıl olması doğal değildir. DOKSİSİKLİN etken maddeli bir antibiyotik ile tedavi edildiğinde (eczanelerden bu şekilde istenebilir, enjeksiyon olduğu için ampul şeklinde olmalıdır) bu renk hemen kaybolmakta ve kaplumbağa akciğer enfeksiyonundan kurtulmaktadır. Antibiyotik kullanılmadığı takdirde belirtiler kötüleşmektedir.

20 gr’ın üstündeki kaplumbağalarda Antibiyotik Dozajı ve Uygulama şekli:

Doksisiklin etken maddeli antibiyotik iğnesi 1ml / kg başına uygulanır ve 3 gün arayla 5 kez yapılır, veteriner bacağın üst kısmına deri altından uygular. Maksimum doz enjeksiyon başı 1 ml’dir, kaplumbağa 1 kg’dan fazla olsa dahi. İlk enjeksiyondan sonra suyun sıcaklığını 33 dereceye getirilmelidir ve kaplumbağa iyileşene kadar bu sıcaklıkta kalmalıdır. Aksi takdirde iyileşme süreci içerisinde dahi ağırlaşabilir. Antibiyotik ancak bu sıcaklıkta etkisini gösterebilmektedir. Kaplumbağa akciğer enfeksiyonu olduğunda suyun derinliği azaltılmalı ve ancak suyun altında kalabileceği şekilde ayarlanmalıdır. Boğulma ihtimali yüksektir. Gece ise akvaryumun kapağı tamamen kapatılmalıdır. Kabuğunun altı artık pembe renkten kurtulduktan sonra ancak kaplumbağa tamamen iyileşmiş sayılır. Bu durum aylar dahi sürebilir.

Ağır akciğer enfeksiyonunda 5 iğne yapıldıktan sonra düzelme görülmez ise 6. ve 7. iğne de yapılabilir. Kaplumbağanın durumu düzelmez veya kötüleşirse 2 hafta ara verdikten sonra 2. bir antibiyotik kürü uygulanabilir. Dozaj yine aynı olur.



20 gr’ın altındaki kaplumbağalarda Antibiyotik Dozajı ve Uygulama şekli:

10 gün üst üste 1 ml Doksisiklin etken maddeli antibiyotik bir kaba koyup, 33 derece ılık su eklenir. Kaptaki suyun soğmaması için ısıtılmış akvaryumun üstüne koyabilirsiniz, ya da bır sıcak su torbasının üstüne de koyabilirsiniz, sabit olması önemlidir. Kaplumbağanın, kabuğu suyun altında kalabilecek şekilde kadar su olmalıdır. Kabın üstünü bir havlu ile kapatınız. Kaplumabağa doksisiklinli suyu içecektir. 12 saat boyunca bu kabın içinde kalmalıdır. Sonra akşamları tekrar 33 derece sıcaklığa getirilmiş akvaryuma konulmalıdır.

DIKKAT: BAYTRİL ENJEKSİYONU YAPILMASIN. AKCİĞER ENFEKSİYONUNDA FAYDASI YOKTUR.



ENJEKSİYON UYGULAMA ŞEKLİ:

KAS İÇİNE YAPILMAMALIDIR, AĞIR GELEBİLİR. ÖN BACAKLARA YAPILMAMALIDIR, ÖDEM TOPLAMASI HALİNDE KAPLUMBAĞA BOĞULABİLİR. ENJEKSİYON ARKA BACAKTA, ÖN KISMINA VE DERİ ALTINA YAPILACAKTİR.



SU SICAKLIĞI: MUTLAKA 33 DERECE OLMALIDIR. 33 DERECE OLMASI ŞARTTIR. AKSİ TAKDİRDE ANTİBİYOTİĞİN DE FAYDASI OLMAYACAKTIR. EĞER ANTİBİYOTİK HENÜZ VERİLMEDİYSE SU SICAKLIĞI 33 DERECEYE GETİRİLMEMELİDİR.



Dikkat: Hem akciğer enfeksiyonu/bronşit hem de böbrek enfeksiyonu varsa, önce akciğerler doksisiklin ile tedavi edilir, ardından böbrekler iin 2-7 gün sonra Marbofloksasin ile tedavi edilir. Asla doksisiklin ve morbofloksasin kürleri birlikte uygulanmaz. Böbrekler aksi takdirde aşırı zorlanır.



Gözlerdeki Şişlik:

Gözlerindeki şiş için şu an Teramisin göz merhemi kullanabilirsin.Başka ilaçlar da kullanılanlar olmuştur. Kara kaplumbağası için mesela Gentagut kullanılabilir. Ancak su kaplumbağasında merhem kullanılması tabi daha mantıklı. Günde bir kez ve çok az sür. dozu fazla gelmesin. Ancak tek başına yeterli değildir.

Yukarıda sayılan işlemler tabi ortamı düzeltilmedikçe ve su ısısı sabitlenmedikçe hiçbir işe yaramaz.

Uygun ortam: akvaryum+ısıtıcı (28 derece sabit ısıda)+filtre+ısıtıcı lamba+kaya ve bol güneş ışığı (doğrudan) veya UV lambası.

(Bu bilgiler veterinerlere yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış olup yazar ve site sahipleri bu tedavi sebebiyle meydana gelebilecek zararlardan dolayı sorumluluk kabul etmez)

Yazan: Deniz Ataberk

Alıntı: akvaryum.com
ben bu lanet hastalıktan dolayı 3 tane kaplumbağamı kaybettim. ve o kadar sinir bozucu bir hastalık ki yaklaşık 3-4 ay yavaş yavaş kaplumbağayı ölüme götürüyor.

bana göre tedavisi pek mümkün değil zaten bir parça canları var. eh veteriner fakültelerinde su kaplumbağası seçmeli ders ve hiç üzerinde durulmuyor. dolayısıyla doğru düzgün bilen ve tedavi uygulayan yok. ben antibiyotik toz denedim bir sürü şey yaptım hiç kurtaramadım. antibiotik iğne ise hiçbi veteriner yapmadı. çnkü hayvan hastalıktan dolayı zayıflamış oluyor ki zaten normalde bacak kısmı zayıf oluyor hayvanın ve iğnenin de sinire gelmemesi gerekiyor. felç veya ölüm riski oluyor. kaldı ki bazı veterinerler önemsemiyor bile bi de buna iğne mi yapıcaz ya 5 mılyon değil mi al bi tane daha diyebiliyor.
Evet maalesef bende bu hastalık yüzünden Büdü'mü kaybettim.
Birde hastalığın kurtuluş şansı çok az.Hastalık ilerlediyse zaten daha zor.İğne vurma ve ya ilaç kullanma gibi yapabilinecek şeyleri araştırmadan veya biliçsiz olarak yapanlarda var Frown
Petshopcular zaten ilgilenmiyor.Çünkü çoğunun bir bilgisi yok.Bir şeyler söylüyorlar ama çoğunun sonucu olmuyor.Ve de bu hastalığa daha çok küçük kaplumbağalar yakalanıyor.Bu yüzden küçük kaplumbağalar çok iyi bakılmalıdır.
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
Referans URL